Başarı ve Motivasyonda Ailenin Rolü

Başarı; insanın kendisi ve çevresiyle uyumlu yaşayabilmesi, belirli hedeflere ulaşırken gösterdiği çabalardan olumlu sonuç almasıdır. Başarı, amacını bilmek ve o amaca ulaşmak için bütün yeteneklerimizi kullanarak çalışmakla elde edilir.

Başarı her bireyi mutlu eder. Kuşkusuz her anne-baba çocuğunun başarılı olmasını ve mutlu bir hayat sürmesini ister. Okul hayatı sürecinde başarılı olmuş ve hedefine ulaşmış bir öğrencinin hayatındaki o kesit incelense, başarılı olmak için gerekenlerle ilgili pek çok ipucu alınabilir belki. Ancak bu süreçte, sadece çocuğa değil;  aileye de büyük sorumluluklar düştüğünü hemen söyleyebiliriz. Bir çocuğun kişisel gelişiminde ve okul başarısında aile içinde aldığı eğitimin ve anne-baba tutumlarının da rolü büyüktür.

Başarıya giden yolda ilk adım motivasyondur. Motivasyon bireyin harekete geçmesini ve eylemde bulunmasını sağlayan enerjinin kaynağıdır.

AİLENİN MOTİVASYONU BOZABİLECEK TUTUMLARI

  1. Başkalarıyla Kıyaslama: Çocuklarımızı motive etmek amacı ile kendisinden daha başarılı olanlarla kıyaslamak çoğu zaman ters etki oluşturur. Unutmamamız gereken bir şey var: İnsanlar yetenekleri yönünden eşit değillerdir. Nasıl boyları, kiloları, saç renkleri aynı değilse başarıları da aynı olmayabilir. Her çocuğun fiziksel ve zihinsel gücü farklıdır. Çocuklarımızdan kendi yetenek ve kapasitelerine uygun bir başarı beklemeliyiz Öğrenciyi başkalarıyla kıyaslamak, kaygıyı yükseltir. Bu nedenle bu tür yaklaşımlardan kaçınmak gerekir.

    b. Aşırı Biçimde “Çalış” Uyarısında Bulunma: Çocuğumuzun ders çalışmaktan başka sorumluluğu yokmuş gibi davranarak aslında gelişimi için gerekli olan arkadaşlarıyla bir araya gelme, sportif etkinliklere katılma, resim yapma, müzik dinleme, yetişkinlerle zaman geçirme gibi etkinliklerin ailesi tarafından gereksiz görülmesi hatta gencin bunları gerçekleştirmesi için izin verilmemesi. Bu tutumların yol açtığı yüksek kaygının sadece kendisi bile başarısızlığın oluşmasında önemli bir etken olabilir.


c. Yüksek Hedefler Öne Sürme: Anne babanın beklentisi gencin yeteneğinin üzerinde ve yüksek olduğu zaman cesareti kırılır. Çocukta başarısızlık düşüncesi oluşur. Oluşan bu kaygı çocuğumuzu yeni girişimlerden ve denemelerden alıkoyar.

Motivasyonu korkutarak değil; yüreklendirerek vermeliyiz.

AİLELERE ÖNERİLER

– Çocuğumuzu, başkalarıyla değil, deneme sınav sonuçlarını ve yazılılarını takip ederek kendiyle kıyaslamalıyız. Sınav sonuçlarını danışman öğretmenleriyle birlikte değerlendirmeliyiz.

– Başarı gelişim grafiği genel olarak yükselişteyse; görmezden gelmek yerine, kendisini takdir ettiğimizi hem söz hem davranış olarak bilmesini sağlamalıyız.

– Başarı gelişim grafiği düşüş gösteriyorsa; tartışmak, yargılamak ve ya nasihat vermek yerine, eksikliklerinin nereden kaynaklandığını birlikte bulabiliriz.

– Önceliklerine göre zamanını kullanmayı öğrenmesi için model olmaya çalışmalıyız.

– Kendisini daha iyi motive edebilmek için sizden neler beklediğini öğrenmeliyiz. “Ben sana nasıl davranırsam ya da senin için ne yaparsam daha iyi çalışabilirsin?” diye sorular sorabilir, beklentileri sizin için makul ve kabul edilebilir düzeydeyse küçük anlaşmalar yapabilirsiniz.

– Çocuğumuzun, hangi alanlarda daha yetenekli olduğunu görmek için küçük görev paylaşımları yapabiliriz. Ancak görev ve sorumlulukların yaşına ve içinde bulunduğu gelişim sürecine uygun olmasına dikkat etmeliyiz.

– Onları “Nasıl olursan ol, sana değer veriyorum.” duygusundan yoksun bırakmayalım.

Merve Kuruhasanoğlu

Doğa Koleji Ortaokul Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı