Çocukluk Dönemi Depresyonu

Çocuk psikolojisinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri çocukluk dönemi depresyonu.

Her yaş dönemine ait tetikleyici yaşam olayları ve depresyon semptomları farklı olmakla birlikte çocukluk dönemi depresyonu oluşturan önemli etkenler, anne – babalar ve bakım koşulları ile ilişkilidir. Depresif belirtiler de yaşa ve gelişim süreçlerine bağlı olarak değişim göstermektedir.

Bebeklik döneminde görülen depresyon, genel olarak yeterli duygusal destekten yoksun olmaya bağlıdır. Fizyolojik ihtiyaçların karşılanması dışında bebeklerin korunduklarını, sevildiklerini ve güvende olduklarını hissetmeye ihtiyaçları vardır. Bu dönemde depresyon belirtileri bebeğin dil, zeka ve sosyal gelişiminde yavaşlama ve gecikmeler olarak söylenebilir. Gelişim gecikmelerine iştah, uyku sorunları, sık ve aşırı ağlama ile huzursuzluğun da eşlik ettiği görülebilir.

2-7 yaşları arasını kapsayan ilk çocukluk evresi, çocuğun dış dünyaya karşı duyarlılığının ve farkındalığının arttığı, pek çok alanda temel gelişimini tamamladığı dönemdir. Bu dönemde ailenin önemi devam etmekle birlikte, sosyal ilişkiler, kendini diğerleri arasında ortaya koyma, gelişen becerilerini sergileme de bu yaş dönemi çocuklarının önemli dönemleri arasındadır.

Çocuklar mutsuzluğu belirgin bir şekilde ortaya koyabileceği gibi saldırgan davranışlar, kuralları reddetme, kendine ve diğerlerine zarar verme gibi davranış bozuklukları da görülebilir.

Davranış bozuklukları yaşayan çocukla yapılan klinik görüşmelerde durumun biyolojik ve psikolojik yönleri uygun tetkikler ile araştırılacak, gerekli biyolojik ve psikolojik tedavi süreci belirlenerek aile ile işbirliği halinde yürütülmesi sağlanacaktır. Unutulmamalıdır ki, depresyon bir hastalıktır ve erken teşhis sonraki evrelerde kalıcı sorunlar yaşanmaması bakımından mühimdir.