Glüten ve Gıda İntoleransı

Günümüz modern dünyasında yapay tatlandırıcılar, glüten, renklendiriciler ve çeşitli katkı maddeleri eklenmiş gıdalarla çok erken yaşta tanışan yeni nesillerde giderek artan bir oranda gıda intoleransıyla karşılaşılıyor.

Gıda intoleransı, vücudun bazı enzimlerin eksikliğinden dolayı gıdaları iyice sindirememesi nedeniyle ortaya çıkar. Normal koşullarda besinler bağırsakta sindirildiğinde proteinler, enzimler yardımıyla parçalanıp amino asitlere ayrıştırılıyor. Amino asitler ise kana geçip kullanılmak üzere vücutta taşınır. Glüten intoleransı olan kişilerde söz konusu proteinler, tam olarak parçalanamadan kana karışıyor ve vücudun savunma sistemi bu proteinleri bir bakteri, bir virüs gibi yabancı olarak algılar ve reaksiyon gösterir. Sonuçta vücutta inflamasyon oluşur. Halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri gibi şikayetler ortaya çıkar. Durumun devamlılığı halinde kronik hastalıklar gelişebilir.

Bebeklik ve çocukluk döneminde sindirim sistemi birçok besin maddesine karşı çok hassastır. Özellikle bir yaşına kadar ortaya çıkan birçok besin maddesine karşı hassasiyet gösterir, yaş ilerledikçe de kendiliğinden geçebilir.

Glütende özellikle glüten içerikli ürünleri tükettikten sonra sindirim sisteminde hazımsızlık, gaz oluşumu, ishal, şişkinlik şikayetler görülebilir. Çocuklarda ishal yerine sıklıkla kabızlık meydana gelebilir. Glüten intoleransının olup olmadığından emin olmak için uzmanlar tarafından intolerans testi yaptırmanız önerilir.

Glütenin gıda maddesinin içeriğinde bulunması ve hazırlanması sırasında kullanıldığı için glütensiz bir diyetin uygulaması sanıldığından zor olabilir. Özellikle küçük çocuklar glüten içiren besinleri bilmeden tüketebiliyor. Bir diğer sakınca ise ailelerin çocuklarına önce çok sıkı diyet uygulayıp sonraları hastalığın geçtiği düşüncesiyle uzak durmaları gereken yiyecekleri azar azar yedirme hatasına düşmeleridir. Glütenin bulunduğu tahıl grubu sağlık için özellikle çok önemli olan B grubu vitaminleri içerir.