Kadınlarda Doğum Korkusu

Kadınların yaklaşık %20’si doğum korkusu yaşamaktadır. Bu nedenden dolayı hamileliğini geciktiren kadınlar olabilmektedir.

Bu korkuyu yenmenin en basit yolu doğumu ”bir kas eylemi” olarak görmektir. Doğum; Rahmin uzun kaslarının düzenli bir şekilde kasılarak rahim ağzındaki düzenli kasları açması ve sonrasında bebeği vajinadan dışarıya yönledirmesi eylemidir.

Vücudumuzdaki herhangi bir kas gibi rahim kasının da işlevini yeterince iyi yapabilmesi için dokunun iyi kanlanması, oksijenin o dokuda kullanılması gerekmektedir. Herhangi bir sebepten bir korku oluştuğunda ise ilkel bir refleks olarak adrenalin salgısı başlamaktadır. Bu hormonun etkisi ile kan özellikle kol ve bacaklara yönelir. Kalp hızla çarpar. Rahime giden kan miktarı azalır, rahim kasılmalarının düzeni bozulur, rahim ağzı kasları kasılır, açılma olmaz ve doğumun ilerlemesi engellenmiş olur. Yüne oksijenlenmenin azlığının da etkisi ile rahim kasılmaları daha ağrılı hissedilir. Korku – gerginlik – ağrı kısır döngüsü oluşarak doğumun işleyişini olumsuz bir şekilde etkiler.

Bu durumdan bebekler de etkilenebilir. Annenin hamilelik ve doğum sürecinde yaşadığı gerginlik ve panik yine bazı hormonların devreye girmesiyle rahime ve bebeğe giden oksijen oranında azalmalara, bebeğin kalp atımlarında düzensizliklere neden olabilir.

Peki doğum korkusu ve yenmenin yolları nelerdir?

1- Anne adaylarının en çok ihtiyacı olan şey anlaşıldığını hissetmektir. Çevresindeki herkes ona onu anladığını belli edebilmelidir.

2- Doğumda korkuyu tetikleyebilecek ve daha da artırabilecek, ağrı, sancı, kesileceksin, yırtılacak gibi kelimeler yerine yapabilirsin, sakin ol, az sonra bebeğin kucağında olacak gibi kelimeler kullanılmalıdır.

3- Özellik doğum esnasında annenin konforlu bir yerde uzanması önemlidir.

4- Güzel bir müzik ve masaj gibi etkenler rahatlama yolunda büyük fayda sağlar.

5- Mutlaka işinin ehli ve tecrübeli bir ebe gereklidir.