Zihni Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler

Prof. Dr. Mustafa Tayar, zihni güçlendirmenin püf noktolarını, siz Pozitif Anneler için açıkladı.

Sağlıklı bir zihne sahip olmak ve ilerleyen yaşlarda zihinsel hastalıklara yakalanma riskini mümkün mertebe azaltmak için neler yapılması gerektiği önemli bir konudur. Zihin de paraşüt gibidir, açıldığında iş görür. Beynimiz yaklaşık olarak bir milyar nörondan (sinir hücresi) oluşur. Bilgilerin nöronlara yüklenmesine öğrenme denir. Nöronlara yüklenen bu bilgilerin bulundukları yerden çağrılması işlemine ise ‘hatırlama’ deriz. Hafıza, öğrenmeyi ve öğrenilen bilginin hatırlanmasını kapsar. Kısaca özetlemek istersek hafıza; beynimizde depolanan ve istendiği zaman çağrılabilen düşünce, görüntü, duyum ve hislere denilir. Belki bazılarınız bu yazıyı okurken zihinsel hastalıkları kendinizden çok uzak görebilirsiniz. Çünkü şu an yaşınız çok genç, yaşınıza göre iyi bir hafızanız var. Ancak; gençlik yıllarında beyni ve hafızayı güçlendirmek için gerekli çaba gösterilmediği takdirde, ilerleyen yaşlarla beraber riskin daha fazla olduğudur. Evet, şu an genç olabilirsiniz ama buna güvenerek gerekli tedbirleri almamanız akılcı olmaz. Zihninizi şu andan itibaren iyi korumalı, temizlemeli, hafızanızı iyi güçlendirmeli ve sağlıklı bir zihne sahip olmak için elinizden ne geliyorsa yapmalısınız.

Şimdi zihni güçlendirme zamanı…

Aslında bu işin sihirli bir formülü yok. Herkes etrafındaki uzun yaşayan ve zihinsel işlevleri gayet yerinde işleyen insanlara bakarak bayağı bir ipucu elde edebilir. Her şeyden önce, tüm beden için olduğu gibi beyin ve zihin için de dengeli bir beslenme ve dengeli bir yaşam adeta altın bir anahtar hükmünde. Denge sadece beslenme olarak anlaşılmamalı; aynı zamanda zihinsel denge de çok önemli. Ayrıca fiziksel hareket ve zihni meşgul edici faaliyetlerde bulunmanın, beynimizin sağlığı açısından çok önemli olduğunu biliyoruz. Bilimsel olarak herkese uygulanabilecek kesin bir liste olmasa da, burada sizinle bazı maddeleri paylaşacağım. Bu tavsiyeler tek bir kişinin hepsini uygulaması için değildir; herkes kendisine uygun gelen bir kaç yöntemi deneyerek hangisini daha kolay uygulayabileceğini görmelidir. Bu maddeler, hem tecrübe, hem kültürel, hem de bilimsel olarak olumlu etkilerini bildiğimiz bazı önerilerden oluşacak;

1- Az yiyin: Tıbbi olarak ömrü uzattığı bilinen 2 şey vardır:

– Az yemek (kalori kısıtlaması);

– Hareket (egzersiz).

Bu iki faktör beyin için de vazgeçilmez derecede önemlidir.

2- Arada bir (dini yükümlülüklerin dışında) belli gıdalar için oruç tutun. Et ve şeker orucu özellikle faydalıdır. Sürekli benzer gıdalarla beslenmek de “rutin”dir ve kaçınılması gereken bir durumdur. Ayrıca açlık durumu ve belli besinlerin belli zamanlar boyunca alınmaması, beyin dokusunun toksinlerden arınmasını ve yenilenmesini kolaylaştırır.

3- En az bir sanatla ilgili hobi geliştirin: Sanatsal alanlarda yapılacak her türlü faaliyet, tüm zihinsel sistemin uyum içinde çalışmasını sağlar.

4- Gülümseyin ve bunu içtenlikle yapmaya çalışın: Eğer kendinize bakarak aynada gülümserseniz, beyniniz bunu bir mutluluk sinyali olarak alır mutlu olacağınız devreleri gerçekten de faaliyete geçirir. Hatta sadece kendi kendine gülümsemek bile aynı etkiyi yapan bir egzersizdir. Gerçekten de daha mutlu hale gelirsiniz!

5- Gereksiz kimyasal kullanımından uzak durun: Zihinsel gücü artırdığı iddia edilen tüm bitkisel yahut sentetik bileşenler, sağlıklı bir zihinsel işleyiş için uzak durulması gereken şeylerdir. Zira zihnimiz ve beynimiz ancak doğal ve sağlıklı halinde iken “optimum” düzeyde çalışabilir. Bunu dışındaki tüm girişimler uzun dönemde beyin sağlığımız açısından zararlı olacaktır.

6- Stresten korunmayı öğrenin: Özellikle şehir hayatının stresi beynimizi en kötü etkileyen etkenlerin ilk sırasında yer alıyor. Günlük uygun gevşeme yöntemlerini öğrenmek ve rutin olarak uygulamak, bu stresin beden üzerindeki olumsuz etkilerinin boşaltılması açısından çok önemli. İster ibadet, ister yoga – meditasyon gibi yollarla olsun, insanın az bir süreyi “dinginleşmeye” ayırmasının sayısız faydalarını hem günlük hayatımızda, hem de bilimsel bulgularda görebiliyoruz.

7- Haftada bir kez “kesin olarak bildiğiniz bir şey”den şüphe etmeye çalışın!: Özellikle kesin bildiğimizi sandığımız konularda ne kadar az “bilgimiz” olduğunu bize göstererek, edindiğimiz fikirlerde daha özenli davranmamız konusunda güzel bir egzersizdir. Aynı zamanda çok eğlenceli ve öğretici olabilmektedir

8- Her gün en az bir kez, hafifçe terleyecek kadar yorulun: Hareket beyin kan dolaşımını artırarak zihinsel faaliyetlerin düzene girmesini sağlar. Ayrıca terleyecek kadar aktivitede bulunmak, tüm metabolizmayı düzenlediği gibi, beyin için faydalı bir çok hormonun düzeyini artırır. Egzersiz, beynin dolaşım ve metabolizmasını düzene sokarak daha sağlıklı düşünmenizi ve karar vermenizi sağlayabilir.

9- Her gün yeni bir kelime öğrenin: Kelime hazinesine yapılan her katkı bilişsel süreçleri doğrudan etkileyerek zihinsel sağlığa olumlu etki yapar. Kelimelerin anlam kökenleri ile birlikte öğrenilmesi, dil algılama alanlarının ve dolayısıyla entelektüel beyin işlevlerinin kapasitesini ve kalitesini yükseltir.

10- Kalem ve kağıt kullanma sıklığınızı artırın: Dijital çağda kullanımı gittikçe azalan kalem ve kağıt, yazı yazmak ve resim çizmek denen çok önemli ve incelikli becerilerden de mahrum kalmamıza neden oluyor. Beyinde oldukça büyük alanların tahsis edildiği bu yetenekler kullanılmadıkça ilgili alanlarda yapısal bozulmalar ve yozlaşmalar başlayabiliyor.

11- Beyninizi şaşırtın, rutinlerden kaçının: Beynimiz, ne kadar karmaşık olursa olsun, rutin işleri yaparken efor harcamaz ve bundan bir fayda elde etmez. Rutinin dışına çıkmak bilinci uyarır ve farkındalık düzeyimizin artmasını sağlar. Her gün işe giderken alternatif yolları kullanmaya çalışın. Farklı rotaların kullanılmasının beyni yapısal olarak geliştirdiği ispatlanmıştır.

12- Sevebileceğiniz her şeyi sevin ve sevdiklerinizi yakınınızda tutmaya gayret edin: Sevgi hissi, beyinde çok olumlu etkiler yapan bir dizi değişimi tetikler.

13- Uykuya çok dikkat edin: Uyku beden için değil beyin içindir ve biyolojik döngülerinize uygun bir uyku, zihinsel çalışmanızı etkileyen en önemli etkenlerden birisidir. Az uyku kadar fazla uyku da zihinnsel olarak sakıncalıdır. Gece uykunuzun gün içinde yediklerinize ve hareket miktarınıza da doğrudan bağlı olduğunu unutmayın.

En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.